Reklam
Bilim Bilim & Teknoloji

Testerenin Korkunç Geçmişi! Aslında Doğum İçin İcat Edildi!

0
Lütfen giriş yap veya kayıt ol bu işleme devam etmek için gerekli.

Bugün aklımıza testere denince ağaç kesmek ya da inşaat işleri geliyor. Ancak bu aletin geçmişi, sanılandan çok daha karanlık. 1780 yılında icat edilen testere (chainsaw), ilk olarak ormanlarda değil, doğum odalarında kullanıldı. Amaç, doğum sırasında bebeği çıkaramayan annelerin pelvis kemiklerini keserek hayat kurtarmaktı.

18. yüzyılın sonlarında tıp, bugünkü imkânlardan oldukça uzaktı. Sezaryen henüz yaygın değildi, çoğu zaman ya mümkün değildi ya da anne için ölümcül riskler taşıyordu. İşte bu nedenle doktorlar, bebeğin doğum kanalından geçemediği durumlarda son derece radikal yöntemlere başvurmak zorunda kalıyordu.

Bu yöntemlerden biri symphysiotomy olarak biliniyordu. Uygulamada, leğen kemiğini genişletmek için kasık kemikleri arasındaki kıkırdak doku cerrahi olarak kesiliyordu. Amaç, pelviste birkaç santimetrelik bir açıklık oluşturarak bebeğin çıkışını sağlamaktı. Testere de tam olarak bu işlem için geliştirilen cerrahi aletlerden biriydi.

Symphysiotomy, özellikle sezaryenin yaygınlaşmadığı dönemlerde, 20. yüzyılın ortalarına kadar bazı ülkelerde uygulanmaya devam etti. Ancak zamanla bu müdahalenin ağır bedelleri olduğu ortaya çıktı. Uzun süreli ağrılar, yürüme bozuklukları, enfeksiyonlar ve kalıcı fiziksel hasarlar, yöntemin en sık görülen sonuçları arasındaydı. Birçok kadın, doğumdan sonra hayatı boyunca bu işlemin izlerini taşımak zorunda kaldı.

Tıptaki ilerlemeler ve sezaryenin daha güvenli hale gelmesiyle birlikte symphysiotomy yöntemi büyük ölçüde terk edildi. Günümüzde gelişmiş ülkelerde bu uygulama neredeyse hiç kullanılmıyor ve yalnızca tıp tarihinin çarpıcı bir örneği olarak anılıyor.

Testerenin bu şaşırtıcı geçmişi, tıp tarihinde “hayat kurtarmak” ile “ödenen bedel” arasındaki en sert denge örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Bugün sıradan bir alet olarak gördüğümüz testerenin, bir zamanlar doğumlarda kullanılmış olması ise insanlık tarihinin ne kadar zorlu yollardan geçtiğini bir kez daha hatırlatıyor.

İstanbul’un İlk Kadın Kabadayısı! Baltalı Hano Kimdir?
Venedik’te Yuhalandı, Tarihe Geçti! Fight Club’ın Efsane Yolculuğu!
Reklam