Türkiye’nin metropollerinde her geçen gün artan kurye trafiği, kuralsızlık tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Kaldırımdan giden, ters yöne giren ve kırmızı ışıkta durmayan motosikletliler tepki çekse de, uzmanlar bu durumun sadece bireysel hatalardan değil, “paket başı” dayatılan çalışma sisteminden kaynaklandığını vurguluyor.
Sokaklarda “Zamanla Yarış” Kaosu
İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde kaldırımları işgal eden, araçların arasından tehlikeli bir şekilde sıyrılan motosikletli kuryeler, trafik güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor. Vatandaşlar bu durumu “magandalık” olarak nitelendirirken, kuryeler ise hayatta kalmak ve geçinebilmek için risk almak zorunda bırakıldıklarını ifade ediyor.

Suçlu Sadece Sürücü mü? “Paket Başı” Baskısı
Sorunun temelinde, platform ekonomisinin getirdiği “performans odaklı kazanç sistemi” yatıyor. Türkiye’de birçok kurye, sabit bir maaştan ziyade teslim ettikleri paket sayısına göre prim alıyor.
-
Daha Çok Paket, Daha Çok Kazanç: Kuryeler, insani bir yaşam standardına ulaşabilmek için günde 12-14 saat çalışmak ve maksimum sayıda paketi ulaştırmak zorunda.
-
Dakikalarla Yarış: Uygulamaların müşterilere sunduğu “30 dakikada kapıda” sözü, kuryenin üzerinde ağır bir psikolojik ve fiziksel baskı oluşturuyor. Geç kalan her paket, kurye için hem düşük puan hem de gelir kaybı anlamına geliyor.
Bu sistem, kuryeleri trafik kuralları ile cüzdanları arasında bir seçim yapmaya zorluyor. Sonuç ise ne yazık ki trafikteki kural ihlalleri ve artan kaza oranları oluyor.

Çözüm: Denetim ve Sistem Reformu
Trafikteki kurye güvenliği ve düzeni için sadece cezai yaptırımların yeterli olmayacağı aşikâr. Uzmanlar; kuryelik mesleğinin tehlikeli işler sınıfında daha sıkı denetlenmesi, hız baskısı kuran algoritmaların düzenlenmesi ve şehir planlamasında motosiklet yollarının önceliklendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Kuryeleri trafikteki “günah keçisi” ilan etmek yerine, onları bu tehlikeli manevralara zorlayan sistemi sorgulamak, hem kuryelerin can güvenliği hem de trafik huzuru için artık bir zorunluluk.